1990’lı yıllarda başlayan küreselleşme ve 2000’li yıllarda ülkemizde de ağırlığını hissettiren müşteri üstün süreçler, “değişim, yeniden yapılanma, sürdürülebilir büyüme ve gelecek değeri yaratma, risk yönetme” gibi kavramları iş dünyasının gündemine taşıdı.
Kısalan ürün yaşam ömürleri, çok çeşitlilik, hızla değişen ihtiyaçlara, yani değişen beklentilere, tam zamanlı şirket dinamiklerinin ayak uydurması ve beklentileri karşılaması, küresel rekabet ortamında kaçınılmaz bir mecburiyet.
Değişimin ve değişen müşteri beklentilerinin sürekli farkında olarak, en optimum çözümleri organize etmek için iletişim ve yönetişimin keskin gereği ve önemi ortaya çıkıyor.